Hayata bakış açınızı değiştirip yeniden şekillendirecek mucizevi hikayeler
Mutluluk

500 kişi bir seminerdeydi. Birden konuşmacı durdu ve bir grup çalışması yapmaya karar verdi. Herkese bir balon vererek başladı. Herkes gazlı kalemle balonuna adını yazmalıydı. Sonra bütün balonlar toplandı ve bir odaya kapatıldı.

Katılımcılar odaya alındı ve 5 dakika içinde üzerine isimlerini yazdıkları balonu bulmaları söylendi. Herkes deli gibi kendi adını aramaya başladı, insanlar çarpıştılar, bir birlerini ittirdiler, tamamen bir kaos ortamı oluştu.

5 dakikanın sonunda kimse kendi balonunu bulamamıştı.Konuşmacı bu sefer herkesin bir balon almasını ve üzerinde adı yazan kişiye o balonu vermesini söyledi. Bir kaç dakika içinde herkes kendi balonuna kavuşmuştu.

Konuşmacı dedi ki: “Yaşamımızda bunu görüyoruz. Herkes deli gibi mutluluğu arıyor ve nerede olduğunu bilmiyor. Bizim mutluluğumuz başkalarının mutluluğunda gizlidir. Onlara mutluluk verin; sizinki size gelir. Ve insanların yaşam amacı da budur…Mutluluğun peşinden gitmek.”

Einstein ve şoförü

Einstein konferanslarına hep özel şoförü ilegidermiş. Yine bir konferansagitmek üzere yola çıktıkları bir gün şoförüEinstein’a;

“Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparkenben de arka sıralardaoturup sizi dinliyorum ve neredeyse söyleyeceğiniz herşeyi kelimesikelimesine biliyorum” demiş. Einstein gülümseyerek ona bir tekliftebulunmuş:

“Peki, şimdi gideceğimiz yerde beni hiçtanımıyorlar… O haldebugün palto ve şapkalarımızı değiştirelim, benimyerime sen konuş,ben dearka sırada seni dinlerim.”

Şoför, gerçektençok şahane ve başarılı birkonuşma yapmış ve sorulan bütün soruları doğrucevaplamış. Tam yerineoturacağı sırada bir kişi,o güne kadar konferansta sorulmamış ağır birfizik sorusu sormuş.Şoför, hiç duraksamadan soruyu soran kişiye dönüp:“Böylesine basit bir soruyu sormanız gerçekten çokgarip” demiş.Sonra da salonun arkasında oturan Einstein’ıişaret ederek şöyle devametmiş:“Şimdi size arka sırada oturan şoförümüçağıracağım ve sorduğunuz soruyu,göreceksiniz, o bile cevaplayacak.”

Saf duygularBir kaç yıl önce, Seattle Özel Olimpiyatlarında, tümü fiziksel ve zihinsel engelli olandokuz yarışmacı, 100 metre koşusu için başlama çizgisinde toplandılar.Başlama işareti verilince, hepsi birlikte başladılar, bir hamlede başlamadılarbelki ama yarışı bitirmek ve kazanmak için istekliydiler.Yarışa başlar başlamaz içlerinden genç bir delikanlı tökezleyip yere düştüve ağlamaya başladı. Diğer sekiz kişi oğlanın ağlamasını duydular. Yavaşladılar ve geriye baktılar.

Sonra hepsi yönlerini değiştirdiler ve geriye döndüler. Oğlanın yanına geldiler.İçlerinden Down Sendrom’lu bir kız eğilip oğlanı öptü ve “Bu onun daha iyi olmasını sağlar” dedi.

Sonra dokuzu birden kol kola girdiler ve bitiş çizgisine doğru hep birlikte yürüdüler.

Stadyumdaki herkes ayağa kalkıp dakikalarca onları alkışladı.Orada bulunan insanlar hala bu öyküyü anlatıyorlar. Neden?

 

Çünkü;Bu hayatta önemli olan şey, kendimiz için kazanmaktan çok daha ötede olan bir şeydir.Bu hayatta önemli olan, yavaşlamak ve rotanızı değiştirmek anlamına gelse bilediğerlerinin de kazanması için yardım etmektir…